Önce sorun, sonra yorumlayın. “Neden çalışmıyorsun?” yerine “Bugün nasıldın, zor bir gün müydü?” diye başlamak kapıyı açar. Bazen çocuğun tek ihtiyacı, birinin gerçekten merak edip sormasıdır.
Uykuyu ciddiye alın. Ergenlik döneminde vücudun uyku ihtiyacı sanıldığından fazladır. Gece yarısına kadar çalışıp sabah yedide kalkan bir öğrencinin ertesi gün verimli olmasını beklemek gerçekçi değil. Bazen yapılabilecek en iyi şey, “Bu akşam erken yat, yarın taze kafayla bakarsın” demektir.
Molayı ödül değil, ihtiyaç olarak görün. Okuldan gelir gelmez masaya oturmak zorunda değil. Bir şeyler yemek, biraz yürümek, sevdiği bir şeyle uğraşmak, sonrasındaki çalışmanın kalitesini artırır.
Küçük hedeflerle başlayın. “Bu akşam üç saat çalışacaksın” demek gözü korkutur. “Şu konudan yirmi soru çözelim, sonra bakarız” demek başlamayı kolaylaştırır. Başlamak çoğu zaman işin en zor kısmıdır.
Kıyaslamaktan kaçının. Kuzeni, sınıf arkadaşı, komşunun oğlu… Her çocuğun kendi ritmi var. Kıyas, çocuğa “yetersizsin” mesajından başka bir şey vermiyor.
Ekran zamanını birlikte konuşun. Telefon bazen yorgunluğun sebebi, bazen de yorgunluktan kaçışın yolu. Yasaklamak yerine, birlikte bir düzen kurmak çok daha kalıcı oluyor.
Leave A Comment